Skip to main content

Forumcenneti

Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Sizler için oluşturduğumuz tüm hizmetlerden tam olarak yararlanabilmek için aramıza katılabilirsiniz. Siz varsanız, biz varız! Üyelikler ücretsizdir ve her zaman ücretsiz kalacaktır.

(Sadece ziyaretçiler tarafından görüntülenir.)

Hoş Geldin, !

Kayıt işleminiz başarıyla tamamlandı. Sitemizde üyelikler e-posta onaylı olduğu için hesabınızı onaylamanız gerekiyor. Kayıt olduğunuz e-posta adresinin gelen ya da istenmeyen (spam) kutusunu kontrol ederek hesabınızı onaylayabilirsiniz. e-Posta gelmediyse veya farklı bir sorun yaşıyorsanız bizimle İletişim sayfasından irtibat kurabilirsiniz.

(Sadece hesabı aktif edilmemiş kullanıcılar tarafından görüntülenir.)

Dinimizde Şehitliğin Önemi

Konu

#1
Muhterem Müslümanlar!

Yüce dinimiz can, mal, din akıl ve neslin korunmasına son derece önem vermiş, bu değerleri yaşattığımız vatan savunmasını dini bir görev saymıştır. 

Rabbimiz bu uğurda hayatlarını feda edenlere şehitlik makamını layık görmüştür.

Aziz Mü’minler!

Misafir olarak geldiğimiz şu dünya hayatında; namusumuzu, haysiyetimizi koruyabilmemiz, dini vecibelerimizi en güzel şekilde yerine getirebilmemiz, ancak bağımsız bir vatan üzerinde yaşamamızla mümkün olabilir. 

Bu sebeple mensubu olmakla şereflendiğimiz İslam dini, vatanı korumayı, gerektiği zaman malımızı canımızı bu uğurda feda etmeyi bizlere emretmiştir.

Konuyla ilgili olarak Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmuştur:“Sizinle savaşanlara karşı, Allah yolunda siz de savaşın. Ancak aşırı gitmeyin. 

Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.”[1] Peygamberimiz (s.a.v) de bir hadisi şeriflerinde “ Siz düşmanla karşılaşmayı dilemeyiniz; Allah’tan afiyet isteyiniz. 

Düşmanla karşılaştığınız zaman da sabır ve gücünüzle karşı koyunuz.”[2] buyurarak.

Vatanımızı korumamız gerektiğinde üzerimize düşen görevi en güzel şekilde yerine getirmemiz gerektiğini bildirmiştir.

Muhterem Müslümanlar!

Dinimiz vatan ve mukaddesat için gerektiği zaman canımızı feda etmeyi bizlerden istemiş, bu uğurda hayatını kaybedenleri ise; hiç kimsenin çalışmayla, parayla pulla elde edemeyeceği, rütbelerin en yücesi olan şehitlik mertebesiyle müjdelemiştir.

Kur’an-ı Kerim de: “Allah yolunda öldürülenleri (şehitleri) sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler. 

Rableri katında, Allah’ın lütfunden kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar. Arkalarından kendilerine ulaşamayan (henüz şehit olmamış) kimselere de hiçbir korku olmayacağına ve onların üzülmeyeceklerine sevinirler.” [3] buyrulmuş; Peygamberimiz (s.a.v) de bir hadisi şeriflerinde şehitliğin derecesi ve şehitlerin göreceği mükâfattan bahsederken “Hiç kimse cennete girdikten sonra–bütün dünyaya sahip olsa bile- tekrar dünyaya geri dönmek istemez. 

Yalnız şehitler, erdikleri nimetler sebebiyle dünyaya dönüp, on defa şehit olmayı arzu ederler.”[4] buyurmuşlardır.

Değerli Kardeşlerim!

Bu gün sahip olduğumuz bu cennet vatanı, kahraman ecdadımız, Allah ve Rasülünün emirlerini yerine getirme, şehitlik mertebesine erişip bu müjdelere nail olma inanç ve gayesiyle, Çanakkale’de ve diğer cephelerde mallarını ve canlarını feda ederek bizlere miras bırakmışlardır. 

Bizler de bu emanete ihanet etmemek için çalışmalı, gerektiğinde canımızı dahi ortaya koyabileceğimiz bir imana sahip olmalıyız.

Bu duygu ve düşüncelerle aziz vatanımızı ve şanlı bayrağımızı canları ve kanları pahasına koruyup bizlere emanet eden, tüm şehit ve gazilerimizi rahmetle yad ediyor, hutbemi bir hadisi şerif meâliyle bitirmek istiyorum:“İki göze ateş dokunmayacaktır. 

Biri Allah korkusundan ağlayan göz; diğeri de Allah yolunda, gece vakti (karakol) bekleyen (nöbet tutan) ve düşman gözleyen göz.”[5]
VIP ÜYE OLUN FARKI YAŞAYIN...
Cevapla

Bir hesap oluşturun veya yorum yapmak için giriş yapın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

ya da
Task