Sitemize Moderatör Alınacaktır.Başvurunuzu iletişim bölümünden yapabiliriniz.

Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
ATATÜRK'ün Vefatı Ve Salih Bozok'un İntiharı
#1
Atatürk’ün yaveri Salih Bozok’un erkek çocuğu Muzaffer Bozok, babasının intiharını anlatıyor:
1938′de ben 17 yaşındaydım. O zamanlar hanede yalnızdım. Atatürk hastaydı. O yüzden babam hep Atatürk’le kalıyor, hiç haneye gelmiyordu. Annemleri, ablamları, eniştemleri de Avrupa’ya yollamıştı.
Sonra bir gün babam beni Dolmabahçe Sarayı’na çağrı etti. 
- "Sana araba yollayacağım, biner gelirsin" diye konuştu. 
Çok sertti babam. Çok döverdi beni. Çok top düşkünüydüm, mektebim iyi değildi. Arada kaçar, maça giderdim. Kızardı çok. Yeniden böyle bir şeyi haber aldı, yanına çağırıp dayak atacak diye korktum. 
Evde giyindim bekliyorum. Kapı çaldı. Resmi üniformalı biri geldi. "Moskof Ziya" derlermiş. Sarayın sürücüsüymüş. Boşnak. Bir seferinde ben bir Fenerbahçe mücadeleninde buna çarpmıştım. Beni dövecekti, kurtardılar. Babam beni dövmeye onu yolladı sandım.

- "Saraydan geliyorum. Baban yolladı, seni bekliyorlar" dedi.
Çıktım. Kel Ali de (Ali Çetinkaya) arabada. Gittik saraya. Ben korkudan titriyorum fakat babam o kadar müşfik karşıladı ki beni, şaşırdım.
- "Bak Muzaffer" dedi; 
- "Artık koca adam oldun" dedi, 
- "Atatürk can veriyor" dedi.

Başladım ağlamaya. Zira ben Atatürk’ü hiç can vermez bilirdim kafamda.
- "Ağlama evladım. Atatürk’ü uyandıracaksın; duyarsa kızar" dedi. 
- "Ben de sevmem erkeklerin ağlamasını" dedi. 
- "Şunu bil ki" dedi, 
- "Şayet Atatürk can verirse ben de hayatıma bitireceğim" diye konuştu.

"Annemlere telgraf çektiğini, bir an önce trenle dönmelerini istediğini" söyledi.
-"Sen artık koca adam oldun. Ailenin erkeği sensin. Annen, ablaların sana emanet. Aileye bakarsın. Oku, memleketine yararlı bir adam ol" diye konuştu.
Hiçbir şey söyleyemedim. Yüzümü gizledim. Beni öptü, uğurladı. Döndüm, bitik bir durumda.
Atatürk’ün cenazesine mekteple gittik. Bize köprü üzerinde bir yer vermişlerdi. O günden anımsadığım, herkesin çok üzgün olduğu, herkesin ağladığıydı. O vakitkiler bugünküler gibi değildi; herhalde daha duygulu insanlardı.
Babam da çok sertti ama arkadaşlığı, arkadaşlığı çok iyiydi; neşeli, konuşkan bir insandı. Ama intihar hadisesinden sonra neşesini kaybetti. 
Önceden titrerdim karşısında; artık korkmaz olmuştum. Bitik bir durumdaydı. 1941′deki vefatına kadar da öyle devam etti.“

Salih Bozok'un doktorlara "mermi vücüdun neresinden girerse insan daha tez can verir" diye sorarak karar verdiği intihar yoluyla Atatürk'ün hemen peşinden canına kıymaya girişimini Muzaffer Bozok şöyle anlatıyor:
-"O sabah ben herzamanki gibi mektebe gittim" 
-"Saat 09.30 da müdüriyete çağırdılar. 
"Haneye gitmen lazim" dediler.

Sokağa çıkar çıkmaz olanları anladım. Zira bayraklar yarıya inmişti. Hanemiz Osmanbey'de idi.
-"Nerede babam" diye sordum. 
-"Şişli Sıhhat Yurdu Hastahanesinde" dediler.

Koşarak gittim. Olup biteni orada oğrendim.
Ata'mı kaybetmiştim , babamı da kaybetmek üzere idim.
Babam canı çok değerli bir insandı. Böyle bir şeyi yapabildiğine inanamadım önce. Ancak Atatürk sevgisi o kadar büyüktü ki, onsuz bir dünyayı manasız buluyordu...
Salih Bozok, intihar teşebbüsünden sonra bir sene ölü gibi yaşadı.
  


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Atatürk'ün Vefatı admin 0 181 01-21-2018, 03:12 PM
Son Yorum: admin
  Sen Atatürk'sün,Senin Elin Kanar Mı? admin 0 135 11-10-2017, 05:41 PM
Son Yorum: admin

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar:
1 Ziyaretçi